BEÖ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEÖ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BEÖ: Deney


Deney başlığını görünce aklıma hem Maja Pitamic'in kitaplarından birinde (Child's play ya da Teach me to do it myself) kitabında okuduğum hem de Montessori seminerinde Hilal Hanım'ın bahsettiği bir aktivite geldi aklıma. Yüzen ve batan cisimler. Evin içinde biraz gezindik Derin kendi oyuncaklarından seçti, biraz da mutfaktan değişik parçalar topladık. Bir kabın içine de su doldurduk. Seçtiklerimizi yanına koyduk. Derin'in plastik oyuncakları, balon, makarna, mercimek, şişe mantarı, paket lastiği, ahşap küpler, kalem, bahçeden topladığımız yapraklar, muffin kağıdı, toka, kaşık, ve ölçek.Ve Derin'in sırası başladı. Ama tabii ben yine pek çene mi tutamadım. " Derin battı mı? Battıııı! Derin ne oldu yüzdü mü? Hayır battıııı!!" Hilal Hanım olsa sessizce seyrederdi eminim:) Bir süre sonra Derin ölçek ile aktarma yapmaya başladı :) Fotoğraflarımız aşağıda.

BEÖ: Toprak / Kum


Tam biz de bir sebze bahçesi yapalım kızımla birlikte, o da her akşam sulasın derken, bu aktivite konusu çıkması ne güzel oldu. Önce çimlerin arasında küçük bir alan açtık. Sonra da fideler aldık. Derin'le birlikte dikelim diye. Derin pek oralı olmadı başta. Hep suladığı içinde çiçeklerin olduğu büyükçe bir saksı vardı. Sürekli onları sulamak istedi:) Gerçi cherry domatesleri görünce koparmak istedi, ben de "kızım kırmızı olunca koparacağız" dedim. O da tamam dedi. Bizim ısrarlarımız sonucunda da babasına biraz yardım ettim. Resimlerimiz aşağıda.



Bundan sonra da kızımla beraber büyümesini görelim fidelerin, üzerinden toplayalım sebzeleri. Bir de lapbook yapsak...Devamı gelecek... 

23 Nisan Mektup Arkadaşlarımız

Montessori grubumuzda çıkan guzel bir teklif sonucu bir mektup arkadaşlığı oluşturuldu. Her grupta dört kişi, her çocuk üç tane kart alacak, nasıl olacak, bizimkiler daha cok küçük, karalamalar dışında bir sey yapmıyoruz haliyle bugünlerde. Bence çok güzel karalamalar ama anneyiz hepimiz:) Olsun dedik herkes benzer durumda. Çocuklarımıza karışmayalım. Kendileri yapsınlar kartları, artık nasıl yaparlarsa. Öyle de yaptık biz Derin'le. Beklediğimden çok dha güzel geçti. Onun adı, arkadaşımın adı soruları içerisinde yaptık kartlarımız. "Emincaaaan, Hamzaaaa, Sarp!" Adlar öğrenilince soyadlara geçildi. Bir yandan da karalamalar devam.. "Bitti mi kızım? Bittiiiii.." "Bu Sarp'ın, bu Hamza'nın, bu da Emincan'ınnnn.". 

 Sonra bir süre kartların değil de onların bize geleceğini düşündü ve sürekli anlattı.  Ben de "kızım arkadaşların değil, onların yaptıkları kartlar gelecek tatlım, bak bizim yaptığımız kartları da onlara göndereceğiz" dedim. Sonra da 23 Nisan şarkısını söyledik beraber. "Bi daha, bi daha" eşliğinde...
Kızım kartlarını açarken...

Dedim yaa etkisi beklediğimden de güzel oldu. Şimdi her boyamaya oturduğunda bunu arkadaşım için yapıyorum diyor. Ben de hangi arkadaş deyince, arkadaşlarından birinin ismini söylüyor:)

BEÖ: Yaşadığımız Şehir


Yaşadığımız şehir Adana. Hemen insanın aklına Adana'nın guzel yerlerinde Derin ile çekilmiş bir fotograflar serisi oluşturmak geliyor. Yapalım ama ne zaman diye düşünürken haftasonu çiftliğe gittik. Baktık teyzeler ekmek yapıyorlar. Kızımla hemen kurulduk başına. Ona da bir hamur, oklava, başladık hamur açmaya... Fotograflarımız kuzeninde alır almaz buraya da ekleyeceğiz. Ortada bir odun ateşi üzerinde bir sac, bir teyze açıyor, diğeri pişiriyor. Sonra stoklar bitince pişiren teyze de açmak için yanımıza geldi, tabii Derin'in oklavası ve masası elinden alınmış oldu. Derin'de hemen olaya adapte oldu ve ilk yufkadan sonra, "Sıra bende, sıra bende" diye Bağırmaya başladı:) Narenciye ağaçları çiçek açmış, mis gibi bir koku, tavuklar, horozlar etrafta. "İnek gelmesin anne!" uyarısı üzerine sadece inek sesi, köpekler vs...Kızıma sadece fotograflardan göstermek zorunda olmamak güzel bir duygu. "Bir daha gelelim mi anneceğim?, Gelelimmm!"

Bu haftasonu, Sabancı Tiyatro festivalinin açılışı, kızımla seyretmeye gittik, halası ve kuzenleri ile birlikte...Nefis bir gösteriydi. Studio Festi. Seyhan Nehri üzerinde ışık, dans, tam bir görsel şölendi. Biraz fotograf çekmeye de çalıştım. Kızım her ne kadar çok gösteri ile ilgilenmese de yine de değişik bir gün oldu onun için. Gösteriden birkaç fotoğraf...


Böyle bir şehirde yaşıyoruz işte kızım, her yönü ile farklı bir şehir...

BEÖ: Sağ-Sol Kavramı


Biliyorum kızım için henüz erken ama yine de karşımıza fırsat çıkmışken kullanalım, kulak dolgunluğu olsun istedim. Hani çoğumuzun bildiği bir çocuk şarkısı vardır. İngilizcesi "Row, row your boat", Türkçe de "Çek çek kürekleri"dir.
   Çek çek kürekleri
   Aş denizleri
   Keyifli, neşeli, tasasız çıkart
   Hayatın tadını:) Susam sokağı zamanlarından kalma:)
Kızımın kitaplarından birinde Dora, arkadaşları ile bir kayığın içinde... Benim de aklıma bu haftaki BEÖ konusu geldi ve hadi bakalım dedim. Kızımı kucağıma oturttum sanki kayıktaymışız gibi. Elimize de maracaslarımızı aldık, ters tuttuk. "Hadi kızım sağdan çekelim kürekleri, hoooop, şimdi de soldan hoooop, çek çek kürekleri..." modunda söyledik. Çok eğlendik. Her akşam tekrar eder olduk.

BEÖ: Gölge


Önce akşam denedim gölge oyunlarını. İşten geldiğimde kızımı aldım kucağıma, duvarlarımızda ışık gölgesinde, onun dikkatini çekmeye çalıştım. Elimle çocukluğumdan bildiğim hayvan şekillerini kızıma yapmaya çalıştım. İlk başta dikkatini çekti, gözlerini açıp baktı ama kısa sürdü bu bakış... Ben ellerimi oynattıkça biraz daha baktı ama fazla ilgilenmedi.

Bu pazar sabah kalktım ki hava çok güzel. Pardon kalktım ki lafı biraz yanlış oldu. Pazar sabahı 7:00'de kızım beni kaldırdı. Güneşli havayı görünce kızımla güzel bir yürüyüş yapalım dedim. Güzelce onu giydirdim sonra kendim de hazırlandım, çıktık dışarıya. Beklediğimden daha soğuktu hava ama güneş güzeldi, devam ettik yürümeye. Birden yerde gölgemi farkettim. Hemen kızıma gösterdim ve başladım, elimi kolumu oynatmaya. Çok hoşuna gitti kızımın. Hemen onun da kollarını oynatmaya başladım, ona biraz şaşırdı ama sonra alıştı. Yürüyüş boyunca da gölgemiz olduğu her yerde devam ettik bu aktiviteye... Kuş sesleri ile birlikte, hatta kuşlara da bakarak, gölgemizle oynayarak geçti yürüyüşümüz. Çok güzel bir pazar oldu bizim için!

BEÖ: Temizlik


Bu haftaki aktivitemizin konusu temizlik. Çocuklarla yapmak için güzel bir aktivite ama bebeklerle nasıl yapılır diye düşünürken aklıma bir fikir geldi. Kızımı derhal kucağıma aldım ve onunla evimizdeki çiçeklerden düşen yaprakları topladık. Yerden aldı, elinde bir süre tuttu sonra tekrar yere attı:) Ama önemli değil ben sonra attıklarını ona göstererek geri aldım. Ve ne yaptığımızı anlattım. Sonra da birlikte suladık çiçeklerimizi...

BEO Aktivitemiz-Yeni Yıl


Bugün tam 6 aylık oldu kızım. Doğduğunda aklımdan geçirirdim yeni yıla girerken 6 aylık olacağını... Hemen geliverdi bugün. Hep nasıl geçer anlamazsın sözlerini duyarım, doğruymuş.

Bugün kızımla Montessori Eğitimi blogundan takip ettiğimiz Büyüyorum- Eğleniyorum-Öğreniyorum da yayınlanan haftanın aktivitesi "Yeni Yıl" ı yapalım dedik. Akşam işten eve geldiğimde kızımla oynayabileceğim yaklaşık bir saatim oluyor. Biraz öpüşüp koklaştıktan sonra, daha önce süslemiş olduğum evimizin bir köşesinin başına geldik. Ben süsleri tek tek çıkarttım ve derin'in eline verdim. O da hepsiyle tek tek ilgilendi. Hepsinin dokusu farklıydı. Bazıları küre, bazıları, örme çorap vs. bazıları keçeydi. Kozalaklarımız da vardı. Bir yandan da dokunma ve duyularını geliştirme aktivitesi de yapmış olduk. Ve sonra hepsini tek tek birlikte yerlerine yerleştirdik. Sizlere kızımla birlikte süslediğimiz mekanımızın önünde yılbaşı gecesi çektirdiğimiz bir fotoğrafı de sunuyorum.

Yeni yıldan önce yaptığım bu aktiviteyi ancak yayınlayabiliyorum...Bir sonraki aktivite ile görüşmek üzere...
Blog Widget by LinkWithin

Counter

Copyright 2009 AKI FAMILY. All rights reserved.
Free WPThemes presented by Leather luggage, Las Vegas Travel coded by EZwpthemes.
Bloggerized by Miss Dothy