Sagol canım kızım. "Inne, Inneınne" diyen kızım benim. Hastalandın...Cuma akşam bir şeylerin ters gittiğini anlayıp cumartesi sabah doktora gittik. Kıpkırmızı olmuştu popon. Bebekken bile böyle pişmemişti. Herhalde mantar oldu. Ya da oyle zannettim. Doktor da olabilir dedi. Bir merhem verdi. Altını açık gezdirin iyice kurusun dedi. Biz de aynen dediği gibi yaptık. Pazar günü olay çığrından çıktı. Sabah en az üç kere büyük tuvaletini yapınca, halan en sonunda "kakasını tahlile götürelim." dedi. Bir yandan da sana patatesler, pilavlar yedirince akşama kadar bir daha yapmadın. Gece yapınca hemen baban tahlile goturdu kakanı. Halanın soylediği çıktı. Amip olmuşsun. Canım benim, amip kakanı da asitik yaparmış, o yüzden pişmiş altın. Tüm gün oturmak istemedin, hep bir yerlere tutunarak, çoğunlukla da bana tutunarak ayakta kaldın. Sürekli emmek istedin. Papatyam, seni oyle çaresiz görmek çok üzdü beni, hepimizi... Neyseki doktorun verdiği şurup iyi geldi. Amip çoğunlukla bağırsakta, bazen de bağırsak dışında görülebiliyor. Zaman zaman karın ağrısı, birkaç kere mukuslu kanlı, kokulu(ama ne koku:) kaka gibi belirtileri var. Senin de gün içinde ateşin çıktı bir ara, 38 derece olunca ateş düşürücü verdim. İki gün içinde kendi geliverdin hemen. Bize de unutulmaz bir ilk anneler günü hatırası kaldı bir tanem. Senin sayende anne oldum, bu duyguyu tattırdın bana, hayatımın akışını, önceliklerimi, değiştirdin. Sayende tekrar bebek olmak, çocuk olmak ne demek onu öğrenmeye başladım. Sendeki gelişimi gözlemledikçe, her geçen gün biraz daha hayretler içinde kalıyorum. Daha ne kadar beni şaşırtacaksın! Yeni başladık biliyorum, büyümeye başladık, başladım yeniden. Sağol canım kızım, seni çok seviyorummmmm!!!
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlk Hastalığımız ve Sonrası
16 Şub 2009
Sonunda kızım hastalandı...Aslına bakarsanız biz de aşırı korumacı davranmadık. Karantina içinde yaşayan bebeklerin bağışıklık sistemleri de gelişmez mantığı ile yeteri kadar koruduğumuzu düşünüyorum. Taa ki babamız eve virus getirene kadar. O çok ağır geçirdi. Ondan da Derin'e bulaştı tabii, Derin HAnım'dan da bana. Bir dönem üçümüz de hastaydık evde... Tabi Derin ikimizden de çaresiz. İlk gece 38 dereceye çıktı ateşi... Islak havlu, üzerini soymak işe yaramayınca bir kaşık ateş düşürücü şurup verdim, sabaha karşı ateşi düştü. Ama sinüsleri dolu ve öksürük devam. Öyle de öksürüyor ki büyük adam gibi. Burnunu açamazsak hastalığı ilerler, biliyorum. O yüzden de odasındaki nemlendirici adedini ikiye çıkardık. Sürekli serum fizyolojik ile temizlemeye çalıştık, kar etmedi. Okyanus suyu denedik, o da çok işe yaramadı. Yapılması gerekenler konusunda Mira'nın Bahçesi blogundan faydalandık.
Sonra annesi en son da babası iyileşti. Abbe ve babada yaklaşık üç ay öksürük devam ederken, Derin Hanım'da kısa sürede geçti:)) (Bir nazar boncuğu resmi koymak istedim buraya, batıl inançtan değil inanın, ne zaman iyi bir şey söyleseniz, ertesi gün tersi oluyor, bu annelik kanunlarından biri!!!Bazen içimden bile geçirmiyorum kotuleşmesin diye:)))

Kızımız hastalanmaya devam edecek, tüm çocuklar gibi. Umarım her seferinde bu sancılı süreci kısa sürede ve en az hasarla atlatabiliriz.
- Odasını sürekli havalandırmaya ve nevresimlerini değiştirmeye dikkat ettik.
- Yatak başını altına dergiler koyarak biraz kaldırdık, böylelikle sinuslerindeki doluluğu yer çekimine meydan okuyor dışarı akıtmaya çalıştık.
- Kış başından itibaren sabahları ıhlamur içiyordu kızımız. Anneannemizin tavsiyesi ile içine elma kabuğu koyarak kaynattık. Öksürüğe iyi geliyor.
- Başka bir öksürük önleyici de zencefil. En çok bunun faydasını gördük. Bir tatlı kaşıyı pekmeze bir tutam toz zencefil karıştırarak Derin Hanım'a verdik. (Önce kendim içtim bu arada Baktım bende işe yarıyor kızıma da verdim)
- Bolca portakal suyu içirdik, ekşiliği alsın diye tatlı limon ya da mandalina ile karıştırdık.
- Her gün banyo yaptırmaya devam ettik. Banyoya girmeden önce bir süre sıcak suyu açarak odanın buhar olmasıı-nı bekledik. Buhar ve banyo burnunun açılmasında çok etkili oldu.
- Yemesi çok kötüleşmedi allahtan, yine de vitaminli yemeklere devam...
- Anne sütüne de devam. Her ne kadar artık bir öğün olamasa da sütüm yine de bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sık sık emzirmeye çalıştım.
Sonra annesi en son da babası iyileşti. Abbe ve babada yaklaşık üç ay öksürük devam ederken, Derin Hanım'da kısa sürede geçti:)) (Bir nazar boncuğu resmi koymak istedim buraya, batıl inançtan değil inanın, ne zaman iyi bir şey söyleseniz, ertesi gün tersi oluyor, bu annelik kanunlarından biri!!!Bazen içimden bile geçirmiyorum kotuleşmesin diye:)))
Kızımız hastalanmaya devam edecek, tüm çocuklar gibi. Umarım her seferinde bu sancılı süreci kısa sürede ve en az hasarla atlatabiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






