Yaylalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaylalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Atdağı Lokantasında Tavuk


Pazar günü, arkadaşlarımızla yemek ritueli, nereye gitsek? Şehrin içinde bir lokanta, balık mı? Hayır yaylaya gidelim dedi kocam. Hem de Atdağındaki tavukçu diye de ekledi sonrasında (Benim Akdağ anladığım ama aslında Atdağ olan yer, Namrun'dan yaklaşık 10 km önce) Daha önce bir kere gitmiştik ama üzerinden seneler geçti. Derin yoktu:) Derin ile yaylaya gitmek güzel olur diye düşündüm ve herkes tamam dedikten sonra yola koyulduk. Amaaa yolu unutmuşum. Aman allahım o ne yol nasıl virajlar, için dışıma çıktı desem yeridir. Neyseki minik kızım çok tepki vermedi. Uzuuun bir yol sonunda lokantaya vardık. Uzundu ama çok güzel manzaralardan geçtik. Toroslar gerçekten harika.(Bir yandan da "şimdi Amerika'da olsak nasıl renkli bir sonbahar olurdu"yu yadetmeden geçemedik:) Çam ağaçlarının içinden, kadıncık barajının yanında dağa çıkmaya devam ettik vee lokantamız, şahane bir vadiye bakıyor!Arabalardan indik. Bir aileyi daha bekliyorduk, o yüzden de onlar ve yemekler gelene kadar çocuklarımızı takip ettik. Kazım ve Derin. Derin hemen "taa, taa" diyerek çakıl taşlarına gitti ve birer ikişer elini taşlarla doldurdu:) Kazım'la oynamaya başladılar. Aslında yanlış oldu, Kazım'la yanyana oynamaya başladılar. Kazım yaklaşık "fındık Derin" deyip onu opuyordu güzel güzel ama bizim kızımız biraz yabani ya da aklı taşlarda diyelim... Taşlardan ayırabildiğimiz bir zamanda masaya oturduk. Salata yogurt ve patates kızartmasından sonra kızarmış tavuklarımız da geldi. Parçalanmış tüm tavuğun derisini alıp tereyağında(nasıl oluyor bilmiyorum ama tarifi öyleydi:) kızartıyorlarmış. Kızartmayı sağlıksız olduğu için normal zamanda yemeyi tercih etmem ama arada böyle kaçamaklar iyi oluyor. Kızım da bu kaçamaktan nasibini aldı tabii. Yogurt biraz ekşi geldiği için çok yemedi ama tavuk ve patatese hayır demedi. Tabii bu yeme işi etrafta keşfedilecek ve oynanacak o kadar yeni nokta varken çok kısa sürdü. Hemen arabasından inmek istedi ve maratona kaldığı yerden deva etti. Bu sırada Nihanlar da geldi ve tabiki Ela ve Ayça'da. Vee dört meraklılar oluşmuş oldu böylece:) Aşağıda bilimum maceralarındaki fotoğrafları bulabilirsiniz. Çiçek koklarken, köpek Berduş'u ararken, koşarken, domatesleri kasalardan çıkartırken, Nihan'ın ikram ettiği kuru üzümleri yerken, Berduş'a seslenirken, vs., vs... Ufak bir yuva misali geçti günümüz, oyunlar, şarkılar, koşuşturmaca... Havanın kararmasına yakın kalktık, Namrun yakın nasılsa bir de oraya gidelim dedik, beklediğimizden uzak çıktı ve aynı dolambaçlı yol tabiki ama bir kez çıkmış olduk yola. Namrun'un şahane çarşısında tatlı yedi beyler, ben de Derin'i kadayıftan zor uzaklaştrdım:) Yiyeceğim diye tutturman yakındır kızım, ne yapalım biz de uzak tutabildiğimiz kadar tutarız, sonrasında da hep beraber azar azar yeriz:) Yine yola koyulduk. Çamlıyayla çıkışından gelmiştik, Tarsus üzerinden dönelim dedik ama o yol da diğeri kadar virajlıydı. Kızımla ben uyuduk, biraz telaşlandım eve gelince uyanırsa sonra saat kaçta uyur acaba diye. Klasik anne telaşlanmaları ama kızım gayet istikrarlı uyumaya devam etti. O yorgunlukla da sabaha kadar uyanmadı. Daha nice yayla gezilerine, önümüz sonbahar, Adana'da yaşanan kısacık sonbaharı iyi değerlendirmeliyiz...
Blog Widget by LinkWithin

Counter

Copyright 2009 AKI FAMILY. All rights reserved.
Free WPThemes presented by Leather luggage, Las Vegas Travel coded by EZwpthemes.
Bloggerized by Miss Dothy