İlk kitabımız (lapbook)
Posted in
Etiketler:
aktivitelerimiz,
lapbook
11 Şub 2010
Uzun süredir aklımda...Kızıma bir kitap yapayım. Hatta birlikte yapalım. Sonra da guzel guzel okuyalım, oynayalım diye. Bu ayki Meraklı Minik dergisinde penguenler vardı. Kızım da bayılıyor penguenlere...Önce dergiyi çevirdik bir guzel, kupup ayısıııı, kuşşşşş diye. Sonra çıkartmaları yapıştırdık bir ben, bir Derin. Derken karşımıza bir sayfa çıktı bir sürü çeşit penguen. Hepsinden çift, bir tanesi tek, onu bulma oyunu. Biz de bir süredir "Aynısı nerede?" yi oynuyorduk. Hatta oyun grubumuzda Iraz'ın hazırlayıp bize verdiği kartlar da en cok oynadığımız kartlar olmuştu. Ondan ilham alarak Derin ile birlikte dergiden penguen resimlerini kestim. O sırada Derin'e de bir kagıt makası verdim biraz onunla oynadı. Sonra da resimleri lamine ettim.
Karşınızda ilk kitabımızın sayfaları...
Kapak sayfası için resmi internetten buldum. O hafta kırmızı rengi çalıştığımız için de fon kartonunu kırmızı seçtim. Bu kitabı hazırlarken kendi de bir çok bilgi öğreniyor. Kızlarım okula başlayınca tüm bilgilerim yenilenecek ne güzel demeye başladım içimden. Hatta şöyle söyleyeyim. Penguenlerle ilgili cok daha detaylı ve ileri seviyede bilgi vardı ama kızımın yaşını da düşünerek şimdilik daha hafif bir kitap oluşturdum. Ama büyüyünce başka versiyonunu da yapmak gerekiyor kararına vardım.
İlk sayfada penguenler ve yavruları, yavrularının nasıl oluştuğunu anlatan fotoğraflar var. Kullandığım kaynaklar:
Kaynak:
Kapak sayfası için resmi internetten buldum. O hafta kırmızı rengi çalıştığımız için de fon kartonunu kırmızı seçtim. Bu kitabı hazırlarken kendi de bir çok bilgi öğreniyor. Kızlarım okula başlayınca tüm bilgilerim yenilenecek ne güzel demeye başladım içimden. Hatta şöyle söyleyeyim. Penguenlerle ilgili cok daha detaylı ve ileri seviyede bilgi vardı ama kızımın yaşını da düşünerek şimdilik daha hafif bir kitap oluşturdum. Ama büyüyünce başka versiyonunu da yapmak gerekiyor kararına vardım.
İlk sayfada penguenler ve yavruları, yavrularının nasıl oluştuğunu anlatan fotoğraflar var. Kullandığım kaynaklar:
- http://www.photovolcanica.com/PenguinSpecies/Magellanic/MagellanicPenguinPhotos.html
- http://mtpa.org.uk/Antarctica19981999/EmperorPenguinFeedingChick1_Colour.jpg
- http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/28/Kaiserpinguine_mit_Jungen.jpg
Kaynak:
- Meraklı Minik Ocak 2010 sayısındaki penguen resimleri
Sonraki sayfada bir penguen çizimi yer alıyor. Gözü, burnu, sırtı vs. göstermek için onu yapıştırdım, biraz hareket olsun diye de bölgelerin üzerini karton kulakçıklarla kapattım. Resmi aldığım kaynak, http://www.lapbooklessons.com/PenguinLapbook.html, oradaki yazıları Türkçe'ye çevirdim.
Yanındaki sayfaya da sayma için başka bir bahanemiz daha olsun diye yine yukarıdaki kaynakta bulduğum, üzerlerinde rakamlar olan penguen çizimlerini yapıştırdım.
Son sayfada da penguen çizimini gösteren bir çıktı var. Biliyorum bunun için çooook erken daha ama en azından "aa burada bir daire var, üzerinde bir daire daha. Bak penguenin başı da daire şeklinde" gibi repliklerle bir kaç sefer üzerinden geçtiysek de yine de çok dikkatini çekmedi Derin'in.
Son olarak da bir tane daha kulakçıklı bir bölüm olsa diye düşünürken yine internetten aşağıdaki şekli buldum ama hangi sayfadan aldığımı maalesef kaydetmemişim. Onun da yazılarını Türkçe'ye çevirdim ve son sayfaya yapıştırırım diyordum ama Derin'in tek başına elinde tutmak daha çok hoşuna gitti.Ben de yapıştırmaktan vazgeçtim.
Üzerindeki soruları Derin'e sorduğumda verdiği cevaplar aşağıda.
A: Kızım penguenlerin Kürkleri var mı?
D: Vaaaarrrrr
A: Peki dizleri var mı?
D: Vaaaarrrr
A: Peki penguenler uçar mı?
D: Uçaaarrrrr.(Olumsuzluk ekini henüz bilmiyoruz da:)
Anneden bilimsel cevap:
A: Uçamazlar kızım çok küçük kanatları. Peki Derin uçar mı?
D: Uçaaarrrr.
A: Nasıl uçar?
D:Vuuuuuu.(Uçağa binerken yaptığımız sesi ve el hareketini yapmaya başlar.)
Anne uçak ve uçma eylemini bu dialog içine yerleştirebilmesine inanamaz halde kızına bakar:)
Aşağıda da kızım oynarken bir kaç kare var.
Gelelim bundan sonrakilerde neler yapacağıma...
- İnce fon kartonu kullanmayacağım, hem sayfalar çok dayanıksız oldu hem de yaptığım cepler kolay koptu. Sürekli tekrar tekrar yapıştırıyorum.
- Bu biraz aceleye geldi gibi hissettim. Daha iyi araştırıp daha da kızımın seviyesine göre sayfalar tasarlayacağım.Hem ben hem de Derin bu işten çok zevk aldık. Yapmaya devam.
Portakalı Soydum, başucuma koydummm!
Posted in
Etiketler:
montessori,
pratik hayat
Derin ile genelde mutfakta coğu işi birlikte yaparız. Özellikle kızımın boyunu tezgaha yetiştiren taburelerden edindikten sonra... Montessori eğitiminde yer alan pratik hayat uygulamalarının temelinde de çocuklarımızı bir birey olarak kabul edip onları günlük hayatımıza dahil etmek ve işlerini kendileri yapabilmeleri için bulundukları çevreyi ona göre düzenlemek yatıyor. Benim yorumladığım kadarıyla demek daha dogru olur aslında. Haftasonu meyve yeme merasimimizde de bir kısmını da kızım yapsın birlikte soyalım yiyelim dedim. Aslında eline bıçak da vermeye başladım ama portakal soyacak kadar keskin olmayan kendi bıcaklarından...Krem peynir sürme ilk gosterdiğimiz eylem fakat henuz kendisine cazip gelmiyor. Herseyde oldugu gibi onun da sırası gelecek bir gun, biz yine önünde surmeye devam edelim. Gelelim portakala... Ben kestim önce ve bıçağı kaldırdım. Sonra da biraz açılmasına yarım ettim diyelim. Sonra kızıma verdim tamamen soysun diye.
Portakalı soydukkkk, sonra da afiyetle yedik:)
BEÖ: Sağ-Sol Kavramı
Posted in
Etiketler:
BEÖ
11 Oca 2010
Biliyorum kızım için henüz erken ama yine de karşımıza fırsat çıkmışken kullanalım, kulak dolgunluğu olsun istedim. Hani çoğumuzun bildiği bir çocuk şarkısı vardır. İngilizcesi "Row, row your boat", Türkçe de "Çek çek kürekleri"dir.
Çek çek kürekleri
Aş denizleri
Keyifli, neşeli, tasasız çıkart
Hayatın tadını:) Susam sokağı zamanlarından kalma:)
Kızımın kitaplarından birinde Dora, arkadaşları ile bir kayığın içinde... Benim de aklıma bu haftaki BEÖ konusu geldi ve hadi bakalım dedim. Kızımı kucağıma oturttum sanki kayıktaymışız gibi. Elimize de maracaslarımızı aldık, ters tuttuk. "Hadi kızım sağdan çekelim kürekleri, hoooop, şimdi de soldan hoooop, çek çek kürekleri..." modunda söyledik. Çok eğlendik. Her akşam tekrar eder olduk.
Çek çek kürekleri
Aş denizleri
Keyifli, neşeli, tasasız çıkart
Hayatın tadını:) Susam sokağı zamanlarından kalma:)
Kızımın kitaplarından birinde Dora, arkadaşları ile bir kayığın içinde... Benim de aklıma bu haftaki BEÖ konusu geldi ve hadi bakalım dedim. Kızımı kucağıma oturttum sanki kayıktaymışız gibi. Elimize de maracaslarımızı aldık, ters tuttuk. "Hadi kızım sağdan çekelim kürekleri, hoooop, şimdi de soldan hoooop, çek çek kürekleri..." modunda söyledik. Çok eğlendik. Her akşam tekrar eder olduk.
Yeni Yılda Samsun'daydık
Akşam da kızımla pamuklar yapıştırarak 2010 yazdık bir kartona. Tüm gece göstererek " ben yaptım, ben yaptım" dedi sürekli.
Sonra güzel bir yılbaşı yemeği...
Bu da dört kuşak fotoğrafımız.
Defne de orada, dikkatli bakarsanız görürsünüz;)
18 Aylık Olduk
8 Oca 2010
Aslında 18 ay ve 18 haftalık demeliyim. Uzunca bir süredir yazmayı bırakmıştım. Güzel bir haber aldık cunku ve pesinden yorgunluk, yogunluk vs. gündemde olunca bir türlü açamadım yazmak için. İkinci kızımızı bekliyoruz. Derin'e bir kız kardeş, Defne!
Defne kendi kendine büyürken, biz kızımla 18 aylık olduk. Dönüm noktası gibi hissettiğim zamanları yazmıştım daha once de, bu zamanda o zamanlardan biri... Bülbül oldu kızım birden. Kelimelerden 4-5 kelimelik cumlelere gectik. éAnne, otobüs geliyor arkadan", " Anneanne, kücük bardak su getir", "partide (Iraz ve Rüzgar'ın yılbası partisi) hop hop oynadım."...Tabii hepsi burada yazdıgım netlikte değil. Klasik anneler herseyi anlıyor ama etraftakiler ilk seferde ne diyor diye soruyor:) Ama yine de anlatıyor kızım ve sabah uyanır uyanmaz başlıyor yatakta. Bu hafta beni kapıda "Hosgeldin, anneeee" diye karşıladı. Nasıl bir yogun duygu, nasıl bir hissiyat, anlatamamç İçimi açıp Derin'i oraya yerleştirme, sıkı sıkı sarılma, opup koklama isteği, mutluluk, onda inanılmaz bir sevinc, elimden tutup beni odaya götürme ve oyun oynamaya başlama... Hep büyüklerimiz soylerdi bu duyguların anlatılamayacağın evet bir kac kelimeye sığmıyorlar işte. Daha da hangi kelime guzel tarif eder bilmiyorum ama eminim cocukları olanlar beni cok iyi anlamışlardır.
Canım kızım 1,5 yaşına geldin ve ben gelişimine inanamıyorum, eminim herkesin yavrusu aynı geliyordur anne babaya...Nice huzurlu ve mutlu gunlere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












