
Kalabalığın ortasında sağlam adımlarla yürürken...

18 numara ilk ayakkabımız. Kendin gibi ayakların da minik canım kızım benim. Yarın nasıl yürüme maceraların olacak bakalım...
u olsun bakalım. Kızım da tuvalin başında olsun. Fotoğraflarını çeksin annesi, bir tanesi seçilsin ve davetiye haline gelsin. İşyerinde arkadaşlarımla hep beraber tasarladık davetiyeyi. Bir de Derin'in gelen arkadaşlarına hediyeler de vermek istedim. Temamızın devamında kutu kutu pastel boyalar aldım ve
üzerlerine yanda gördüğünüz etiketi bastırdım. Eveeet hediyelerimiz de hazır! Bir de boş bir tuval olsa ve tüm çocuklar üzerine istediklerini yazsalar, ortasına da güzel bir toplu fotoğrafımızı yapıştırsak istedim ve hep çalıştığım çerçevecinin yolunu tuttum. Tuval ve yağlı ya da guvaj boyaların üstlerini çok kirleteceğini düşündük ve bu fikirden vazgeçtik. Yerine kocaman bir kalın karton ve pastel boyalar olsun dedik. Bu iş de tamam. Gelelim pasta ve diğer yiyeceklere. Sevgili Nihan, Fuget Pastanesi bu konuda en büyük yardımcımdır. Benim garip isteklerimi en güzel forma sokarak beni her zaman şaşırtmışlardır. Bu sefer de yine temamıza uygun bir pastayı tarife başladım. Nihan ve teyzesinden de guzel fikirler geldi ve en sonunda kafamdakini onlara tam olarak anlatmanın verdiği mutlulukla orayı terk ettim. Sonucun güzel olacağından hiç şüphem yoktu. Biraz da tatlı ve tuzlu desteği istedim. Bir de 1 ş
eklinde kurabiyeler. Sunumu için de komşumuz Çiğdem'den yardım aldık. Onda olan ağaç dalları ve vazoyu alıp kurabiyeleri dallara astık. Bir kurabiye ağacımız oldu böylece...Bir de kurabiyelere günün anlam ve önemini belirtmek üzere yandaki notu yapıştırdık.A
krabalar da mezeler getireceklerdi. Ben de her zamanki gibi son dakikaya kadar karar vermemiş olduğumdan Montessori grubu ile tanıştığım Hülya'dan yardım istedim. Bana o kadar çok seçenek sundu ki ona candan teşekkür ederim. Ben tabi en kolay olanları seçtim:) Kedi dilli Tiramisu ve güzel görünen kanepeler. Tam bu kadar hazırlık yeter derken, masa ve bistro desteği istediğimiz Şato Restoran'ın sahibi Umut Bey'den bir teklif geldi. "İki tane üniversite öğrencisi oyunlarla, balon şişirip hayvanlar yaparak ve dans ederek çocukların iyi vakit geçirmelerini sağlasalar..." Olabilir, düşündüğüm bir durum değildi, çok fazla gelir mi acaba? ama şişme balonlardan yapılan nesneleri BBC'de seyretmiş ve çok hoşlanmıştım. Eminin çocukların da hoşna gider. Zaten genel çocuk popülasyonuna baktığımızda Derin kadar küçük olanlar sınırlı:) Tamam olsun o zaman gelsinler, ve geldiler, iyiki geldiler. Doğumgünü sonunda Derin'in arkadaşlarından, "Anneciğim iyi ki gelmişiz, çok eğlendim" sözlerini duyunca çok sevindim. Derin pek bir sey anlamamıştı ama en azından arkadaşları eğlenmişti:)
, çok da fazla süse gerek yok aslında ama bir yaşı hatırlatan bir kaç süs güzel olabilir. Baloons organizasyon imdadıma yetişti ve balonlar artı süslerle ortam tamamlandı. Bahçe organizasyonunu yapan halamız Pelin ve komşumuz Çiğdem'e de buradan çok çok teşekkürler.
. Bahçede bizimkileri biraraya getirdik. Önce rüzgar ve Emre geldi. Bir süre sonra Tunç da bize katıldı. Hala tek aktivitemiz birlikte şarkı söylemek. Daha doğrusu çoğunlukla Iraz soyluyor biz eşlik ediyoruz diyelim. Bir süre oyuncaklarla oynadılar. Birbirlerinin elinden alma savaşlarını izlemek bizim açımızdan eğlenceli ama keşke onların gözünden de görebilseydik. Hangi duygular içinde olduklarını gerçekten çok merak ediyorum. Özellikle tutturdukları oyuncağı bir dakika sonra unutup konsantrasyonlarını başka bir nesneye çevirebildikleri zaman. 