İlk kitabımız (lapbook)


Uzun süredir aklımda...Kızıma bir kitap yapayım. Hatta birlikte yapalım. Sonra da guzel guzel okuyalım, oynayalım diye. Bu ayki Meraklı Minik dergisinde penguenler vardı. Kızım da bayılıyor penguenlere...Önce dergiyi çevirdik bir guzel, kupup ayısıııı, kuşşşşş diye. Sonra çıkartmaları yapıştırdık bir ben, bir Derin. Derken karşımıza bir sayfa çıktı bir sürü çeşit penguen. Hepsinden çift, bir tanesi tek, onu bulma oyunu. Biz de bir süredir "Aynısı nerede?" yi oynuyorduk. Hatta oyun grubumuzda Iraz'ın hazırlayıp bize verdiği kartlar da en cok oynadığımız kartlar olmuştu. Ondan ilham alarak Derin ile birlikte dergiden penguen resimlerini kestim. O sırada Derin'e de bir kagıt makası verdim biraz onunla oynadı.  Sonra da resimleri lamine ettim.
Daha once montessori eğitimi blogunda ve Esra'nın blogunda rastladığım örnekleri inceledim. Biraz da internetten araştırdım. Internetin derya deniz oldugunu bir kere daha farkettim. Bir de yaş durumunu düşündükten sonra bu kitabın bir kaç versiyonunu dönem dönem hazırlayabileceğimizi hatta ilerleyen zamanlarda Derin'le birlikte seçebileceğimizi anladım, sevindim. Sonra da Derin'le yapabileceklerimizi düşünerek internetteki kaynaklardan bir seçim yaptım.

Karşınızda ilk kitabımızın sayfaları...

Kapak sayfası için resmi internetten buldum. O hafta kırmızı rengi çalıştığımız için de fon kartonunu kırmızı seçtim. Bu kitabı hazırlarken kendi de bir çok bilgi öğreniyor. Kızlarım okula başlayınca tüm bilgilerim yenilenecek ne güzel demeye başladım içimden.  Hatta şöyle söyleyeyim. Penguenlerle ilgili cok daha detaylı ve ileri seviyede bilgi vardı ama kızımın yaşını da düşünerek şimdilik daha hafif bir kitap oluşturdum. Ama büyüyünce başka versiyonunu da yapmak gerekiyor kararına vardım.

İlk sayfada penguenler ve yavruları, yavrularının nasıl oluştuğunu anlatan fotoğraflar var. Kullandığım kaynaklar:
İkinci sayfada yukarıda da bahsettiğim gibi lamine ettiğim penguen resimlerini yerleştirmek üzere bir cep yaptım ve resimleri içine yerleştirdim.
Kaynak:
  • Meraklı Minik Ocak 2010 sayısındaki penguen resimleri
Sonraki sayfada bir penguen çizimi yer alıyor. Gözü, burnu, sırtı vs. göstermek için onu yapıştırdım, biraz hareket olsun diye de bölgelerin üzerini karton kulakçıklarla kapattım. Resmi aldığım kaynak, http://www.lapbooklessons.com/PenguinLapbook.html, oradaki yazıları Türkçe'ye çevirdim.
Yanındaki sayfaya da sayma için başka bir bahanemiz daha olsun diye yine yukarıdaki kaynakta bulduğum, üzerlerinde rakamlar olan penguen çizimlerini yapıştırdım. 
Son sayfada da penguen çizimini gösteren bir çıktı var. Biliyorum bunun için çooook erken daha ama en azından "aa burada bir daire var, üzerinde bir daire daha. Bak penguenin başı da daire şeklinde" gibi repliklerle bir kaç sefer üzerinden geçtiysek de yine de çok dikkatini çekmedi Derin'in.
 
Son olarak da bir tane daha kulakçıklı bir bölüm olsa diye düşünürken yine internetten aşağıdaki şekli buldum ama hangi sayfadan aldığımı maalesef kaydetmemişim. Onun da yazılarını Türkçe'ye çevirdim ve son sayfaya yapıştırırım diyordum ama Derin'in tek başına elinde tutmak daha çok hoşuna gitti.Ben de yapıştırmaktan vazgeçtim. 
Üzerindeki soruları Derin'e sorduğumda verdiği cevaplar aşağıda.
A: Kızım penguenlerin Kürkleri var mı?
D: Vaaaarrrrr
A: Peki dizleri var mı?
D: Vaaaarrrr
A: Peki penguenler uçar mı?
D: Uçaaarrrrr.(Olumsuzluk ekini henüz bilmiyoruz da:)
Anneden bilimsel cevap:
A: Uçamazlar kızım çok küçük kanatları. Peki Derin uçar mı?
D: Uçaaarrrr.
A: Nasıl uçar?
D:Vuuuuuu.(Uçağa binerken yaptığımız sesi ve el hareketini yapmaya başlar.)
Anne uçak ve uçma eylemini bu dialog içine yerleştirebilmesine inanamaz halde kızına bakar:)
Aşağıda da kızım oynarken bir kaç kare var. 
Gelelim bundan sonrakilerde neler yapacağıma...
  • İnce fon kartonu kullanmayacağım, hem sayfalar çok dayanıksız oldu hem de yaptığım cepler kolay koptu. Sürekli tekrar tekrar yapıştırıyorum.
  • Bu biraz aceleye geldi gibi hissettim. Daha iyi araştırıp daha da kızımın seviyesine göre sayfalar tasarlayacağım.Hem ben hem de Derin bu işten çok zevk aldık. Yapmaya devam. 
Lütfen sizler de yorumlarınızı paylaşın, beraber öğrenelim...


19 Aylık Oldum!


Dana ile oyun oynarken...

Portakalı Soydum, başucuma koydummm!

Derin ile genelde mutfakta coğu işi birlikte yaparız. Özellikle kızımın boyunu tezgaha yetiştiren taburelerden edindikten sonra... Montessori eğitiminde yer alan pratik hayat uygulamalarının temelinde de çocuklarımızı bir birey olarak kabul edip onları günlük hayatımıza dahil etmek ve işlerini kendileri yapabilmeleri için bulundukları çevreyi ona göre düzenlemek yatıyor. Benim yorumladığım kadarıyla demek daha dogru olur aslında. Haftasonu meyve yeme merasimimizde de bir kısmını da kızım yapsın birlikte soyalım yiyelim dedim. Aslında eline bıçak da vermeye başladım ama portakal soyacak kadar keskin olmayan kendi bıcaklarından...Krem peynir sürme ilk gosterdiğimiz eylem fakat henuz kendisine cazip gelmiyor. Herseyde oldugu gibi onun da sırası gelecek bir gun, biz yine önünde surmeye devam edelim. Gelelim portakala... Ben kestim önce ve bıçağı kaldırdım. Sonra da biraz açılmasına yarım ettim diyelim. Sonra kızıma verdim tamamen soysun diye.

Portakalı soydukkkk, sonra da afiyetle yedik:)

BEÖ: Sağ-Sol Kavramı


Biliyorum kızım için henüz erken ama yine de karşımıza fırsat çıkmışken kullanalım, kulak dolgunluğu olsun istedim. Hani çoğumuzun bildiği bir çocuk şarkısı vardır. İngilizcesi "Row, row your boat", Türkçe de "Çek çek kürekleri"dir.
   Çek çek kürekleri
   Aş denizleri
   Keyifli, neşeli, tasasız çıkart
   Hayatın tadını:) Susam sokağı zamanlarından kalma:)
Kızımın kitaplarından birinde Dora, arkadaşları ile bir kayığın içinde... Benim de aklıma bu haftaki BEÖ konusu geldi ve hadi bakalım dedim. Kızımı kucağıma oturttum sanki kayıktaymışız gibi. Elimize de maracaslarımızı aldık, ters tuttuk. "Hadi kızım sağdan çekelim kürekleri, hoooop, şimdi de soldan hoooop, çek çek kürekleri..." modunda söyledik. Çok eğlendik. Her akşam tekrar eder olduk.

Yeni Yılda Samsun'daydık


Sürpriz yaptık anneannemize, dedemize ve nenemize. Gerçekten tam bir surpriz oldu. Annem bizi gorunce bir sure kendine gelemedi:) Ama çooook sevindiler coook. Biz de cok mutluyduk. Kızımın en favori oyuncağı olan balonlardan şişirdik. (Baba ve dede şişirdi diyelim:)

 Akşam da kızımla pamuklar yapıştırarak 2010 yazdık bir kartona. Tüm gece göstererek " ben yaptım, ben yaptım" dedi sürekli.



 Sonra güzel bir yılbaşı yemeği...



 Bu da dört kuşak fotoğrafımız.



 Defne de orada, dikkatli bakarsanız görürsünüz;)

18 Aylık Olduk


Aslında 18 ay ve 18 haftalık demeliyim. Uzunca bir süredir yazmayı bırakmıştım. Güzel bir haber aldık cunku ve pesinden yorgunluk, yogunluk vs. gündemde olunca bir türlü açamadım yazmak için. İkinci kızımızı bekliyoruz. Derin'e bir kız kardeş, Defne!

Defne kendi kendine büyürken, biz kızımla 18 aylık olduk. Dönüm noktası gibi hissettiğim zamanları yazmıştım daha once de, bu zamanda o zamanlardan biri... Bülbül oldu kızım birden. Kelimelerden 4-5 kelimelik cumlelere gectik. éAnne, otobüs geliyor arkadan", " Anneanne, kücük bardak su getir", "partide (Iraz ve Rüzgar'ın yılbası partisi) hop hop oynadım."...Tabii hepsi burada yazdıgım netlikte değil. Klasik anneler herseyi anlıyor ama etraftakiler ilk seferde ne diyor diye soruyor:) Ama yine de anlatıyor kızım ve sabah uyanır uyanmaz başlıyor yatakta. Bu hafta beni kapıda "Hosgeldin, anneeee" diye karşıladı. Nasıl bir yogun duygu, nasıl bir hissiyat, anlatamamç İçimi açıp Derin'i oraya yerleştirme, sıkı sıkı sarılma, opup koklama isteği, mutluluk, onda inanılmaz bir sevinc, elimden tutup beni odaya götürme ve oyun oynamaya başlama... Hep büyüklerimiz soylerdi bu duyguların anlatılamayacağın evet bir kac kelimeye sığmıyorlar işte. Daha da hangi kelime guzel tarif eder bilmiyorum ama eminim cocukları olanlar beni cok iyi anlamışlardır.

Canım kızım 1,5 yaşına geldin ve ben gelişimine inanamıyorum, eminim herkesin yavrusu aynı geliyordur anne babaya...Nice huzurlu ve mutlu gunlere...

"Music Together" ile ilk tanışmamız


Ayça'nın blogunda gordum ilk defa linkini "Music Together"ın. Sonra da Montessori grubunda Yapıncak'ın yazılarını takip ettim. Siteyi incelemiştim ve içim gitmişti. Adana'dayım ve bu tip güzel aktivitelere katılamıyoruz kızımla diye. Muziğimiz evde eksik olmaz aslında gerek çocuk şarkıları, gerek büyük şarkıları:) Beraber dans ederiz kızımla. Kendisi de muzik duyunca, pardon ritm demeliyim, hemen dans etmeye başlar ama bu deneyim farklı diye düşünürdüm hep. Grup olması muhakkak çok farklı bir enerji yaratıyordur, hem büyükler hem de çocuklar için. Haklıymışım...

Ailecek bir haftasonu İstanbul kaçamağımızda, tesadüfen aynı tarihlerde "Music Together"ın da demo dersleri olacağı haberini aldım ve hemen sitesine girip kaydoldum. Dersin oldugu yer, Salon Sanat, Caddebostan'da, biz ise Yeniköy'deyiz ama olsun böyle bir fırsat kaçmaz. Demo dersinden de bizi bekledikleri mesajı geldi. Bir gece önce de ders sırasında dikkat etmemiz gerekenler mesajı geldi (itiraf etmeliyim tüm süreç çok profesyonel işliyor). Beni en çok şaşırtan ve düşündüren konu ders süresince kızımla konuşmamam gerektiği idi. Nasıl yani, ben sürekli konuşurum onunla, bu da nereden çıktı!: İlk tepki. Yaa aslında ne guzel bir fikir. İkimiz için de (pardon babamız da vardı, üçümüz demeliyim.) güzel bir deneyim. Montessori'deki sessizlik zamanı geldi aklıma. Evet burada çoook büyük bir fark var. Dolu dolu müzik olacak, ama konuşma yok. Anda kalmak, odaklanmak için farklı bir bakış. Sözsüz iletişim üzerine bir saat ve müzik tabiiki...

İçim içime sığmıyor ama bir yandan da aklıma getirmemeye çalışıyorum, böyle anlarda, biliyorum batıl inanç ama hep bir seyler ters gider, gerçekleşemez bir şekilde istediğim. Benzer bir durum da oluyordu neredeyse. Bindiğimiz taksinin lastiği patladı. Allahtan bize bir sey olmadı ama zaman daraldı. Stres başladı. Bir yandan sakin ol Sedef, taksi değiştirdik, başka yapabileceğin bir ey kalmadı diyorum diğer taraftan da geç kalırsak dahil olmak olmaz şimdi bak gördün mü, katılamayacağız diyorum. Neyseki zamanında yetiştik. Yer de çok kolaymış hemen bulduk.

Saat geldi ve biz çember olduk. Yapıncak bir kere daha bir saat içinde neler yapabileceğimizi anlattı. Her çeşit müzik var. Bazen sakin sakin oturarak söyleniyor. Bazen de marakaslar, tefler çıkıyor, dansediyoruz. Kızım en minikleriydi içlerinde. Benimle birlikte danseden ve kucağımda dönerken kahkahalar atan kızım neredeyse ders sonuna kadar etrafında neler oluyor diye bakındı. Dansetme modunda değil, gözlem modunda dikkatlice etrafında dönen anneleri, her yerde danseden çocukları izledi. Bir iki takıştı birkaçıyla...Ama mutluydu halinden.


Dersin sonunda birden dansetmeye başladı ve deli gibi kendi etrafında dönmeye:) Biz o kadar döndük ki etrafında kendisi de sonunda yaptı. Hiç Derin'i bu şekilde görmememiştim. Deli gibi kendi etrafında dönüyor sonra ileri geri figürler yapıyor, tekrar dönmeye başlıyor. Müzik bitmiş, biz sohbet ediyoruz ama onun umrunda değil. Kendi iç ritmiyle hareket etmeye devam ediyor. Hatta onu gören Yapıncak, "yaa bir müzik koyalım" dedi ama diğer velilerden o kadar çok soru geliyordu ki fırsat bulamadı. Kızım için ise zaten çok farketmezdi. Halinden memnundu:)



Öğrendiklerime gelince;
  • Müzikli dakikalarımızı konuşmadan geçirmek güzeldi evde de devam ettik. Zaten çok konuşmazdık ama artık daha programlı şekilde önceden kaç şarkı dans edeceğimizi düşünüyorum ve dışarıdan müdahalelerle bölünmemeye çalışıyorum.
  • Evde genelde kucağımda oradan oraya dans ediyoruk, Derin'de yere bırakıyorum çokça, evin içinde dolaşmaya başladık artık.
  • Sessizlik için uyguladığı yöntem bence çok iyiydi. Önce gürültü yapıp sonra sessizlik zamanı demek. Bir kenara yazdım gerekirse uygulayacağım.
  • Müzik kızıma çok iyi geliyor, müzik herkese iyi gelir aslında ama yararını anlatan tüm yapıan deneysel çalışmalar bir yana, müzikle mutlu oluyoruz. Onu mutlu görmek içimi ısıtıyor.
0-5 yaş arası çocuğu olan herkese çok çok tavsiye ediyorum. Benzer bir olayı Adana'da yapmayı planlayan Iraz'ı da canıgönülden destekliyorum. Ekim'de Adana'daki müzikli saatleri konuşmak üzere buluşmak dileğiyle...
Blog Widget by LinkWithin

Counter

Copyright 2009 AKI FAMILY. All rights reserved.
Free WPThemes presented by Leather luggage, Las Vegas Travel coded by EZwpthemes.
Bloggerized by Miss Dothy