Samsun, ikinci dönüm noktası, ilk uçak yolculuğu...


23 Nisan tatilini değerlendirelim dedik ve ailecek bir Samsun gezisi planladık. Büyük annesi ve dayısı en son üç aylıkken görmüşlerdi Derin'i. Anneanne ve dede de 4 aydır görmüyorlardı. Gurbette yaşamak özellikle aile genişleyince zor oluyor. 17 yaşından beri ailesinden uzakta yaşayan biri olarak ben, hayatımıza Derin katılınca bu durumu, biraz zor, biraz hüzünle, biraz eksik, biraz buruk yaşıyorum. O yüzden de fırsat buldukça Samsun'a gitmeye çalışıyorum. 23 nisan aynı zamanda kızımın ay dönümüydü. 10 aylık oldu Derin Hanım. Ve bence ikinci önemli dönüm noktasıydı. Bir kez daha bir günde nasıl bir değişim yaşanbileceğini öğrenmiş oldum. İkinci diyorum çünkü benzer bir gelişimi 4. ayında da göstermişti kızım. Birden ağlamaları kesilmiş, kusması azalmıştı. Ve ben inanamamıştım bir gün önce ve sonrayı düşününce. Aynı olay 10. ayda da oldu. 8. ayın içinde geri geri emeklemeye başlamıştı kızım. O kadar komik bir görüntü ki anlatamam, kaloriferlerin, kanepelerin altından çıkartıyorduk kendisini. Bu arada da kaslarını geliştirmek üzere, benim yoga yaparken öğrendiğim hareketleri yapıyordu. Özellikle favorileri aşağı bakan köpek duruşu, kobra pozu ve oturmadan emeklemeye geçmek üzereyken ayağını kurtarmayı beceremediğinden güvercin pozuydu bu hareketler (unutmayın her bebek yogi/ni doğar!). Bu sırada dört ayak üzerinde kalkıp yaylanıyordu ama ileriye adım atmıyordu. Ben önünden emeklerken o da bana bakıyordu. Geçen hafta bir iki ileri hamle yapmıştı ama o kadar...Veee Samsun'a geldik gece ondu. Derin Hanım uçakta uyuduğundan geldiğinde cindi ve bir saate yakın bize şov yaptı. Hemen salonun ortasındaki masayı kaldırdık ve Derin Hanım pıtır pıtır ortada dolaşmaya başladı. Ve üç gün de bu böyle devam ettim. Yerinde durmadı, altını değiştirmem bile neredeyse ayakta oldu. İnanamadım. Bir günde nasıl bu kadar değişebilir bir durum. Biri bana anlatsın lütfen. Sanki çalışmş çalışmış her şeyi depo etmiş de en sonunda o gün gelmiş, hazırım demiş ve "ta taaaa karşınızda Derin" der gibi:)

İlk uçak yolculuğumuz... Maalesef direkt uçuş olmadığı için gidişte Ankara üzerinden dönüşte de İstanbul üzerinden geldik. Gidiş iyiydi Hem aradaki bekleme yok denecek kadar azdı hem de süre 45'er dakikaydı. Biz de hazırlıklıydık. Uçak yolculuklarında en kritik zaman iniş ve kalkışlar. Bebek ve çocuklar basıncı kendileri eşitleyemediğinde, bu konuda tedarikli olmak gerekiyor. Yutkunmasını sağlayacak herhangi bir sey olabilir. Emmek, mama, su içmek, çocuklar için sakız çiğnemek bunlardan bazıları. Bir diğer konu da sıkılmalara karşı ilgisini çekebilecek oyunlar, oyuncaklar. Ben de gitmeden önce Derin'e yeni bir oyuncak aldım. İlk kez uçakta görürse daha uzun odaklanabilir düşüncesiyle... Sıcak suları hazırladım. İki biberona doldurdum, onları da ısıyı tutan biberon çantamıza yerleştirdim. ki seferlik mamayı da kilitli poşetleri koyup yanıma aldım. Uçak hareketlendiğinde mamayı hazırlayıp içirmeye başladım. Kalkış ve inişler sorunsuz geeçti Zaten Ankara-Samsun arasında uyuduğundan o kısımda müdahaleye de gerek kalmadı. Ağzında emzik vardı, zannedersem o da aynı etkiyi yarattı. Kızım ikinci uçakta biraz sıkılsa da bir bebekle olabilecek iyi seyahatlerden birini yaptık. Bu arada, aldığım oyuncaklardan çok, uçaktaki acil durumda yapılması gerekenler kartlarına daha çok ilgi gösterdi:) Her sey kesfedilmeyi bekliyor onun için, benim hatam. Dönüş biraz daha zorluydu, biberonları lamadı, emmek istemedi, emzik almadı, hostes burnuna serum fizyolojik damlatmamızı ve sıkıca bir şişeyi boşaltmamızı önerdi, aynı etkiyi yaratacağını söyledi. Çaresizlikten onu bile denedik(bu işin doğrusunu bilen varsa lütfen bana anlatsın). Ama çaresiz, kızım kalkışta harap oldu sonra sakinleşti. İkinci uçakta da benzer bir durum oldu, inişte biraz su içti de daha iyi geçti ama toplamda sekiz saatte Samsun'dan Adana'ya gelebildik ve bir daha da arabayla gitmeye karar verdik.

Annemler çok mutlu oldular, biz çok mutlu olduk, kızım çok mutluydu(sancılı iniş kalkışlar hariç)...İşte bu geziden birkaç kare...

2 yorum:

Nefise dedi ki...

Nazar degmesin, resimlerde ne kadar mutlu gozukuyor Derin. Resmen pozitif enerji deposu kucuk hanim :))! Blog u takip ederken farkettim, ne cabuk buyuyor bebekler..
Bu arada burada ogrendiklerimi bir kenara da not etmiyor degilim, ileride lazim olur nasil olsa :))
Sevgiler
Nefise

Sedef Uncu Akı dedi ki...

:)) Sen takılınca beni ararsın yardımcı olurum merak etme... Çığırtkan hallerinde pek resim çekmememizin de etkisi var tabii bu pozitif enerjide ama genel hali pozitif gerçekten de. Böyle sürmesi dileğiyle... Hepimiz için...

Blog Widget by LinkWithin

Counter

Copyright 2009 AKI FAMILY. All rights reserved.
Free WPThemes presented by Leather luggage, Las Vegas Travel coded by EZwpthemes.
Bloggerized by Miss Dothy