Bozma dönemi bitti, yaşasın yapma dönemiiii!!!


Yıkma dönemim bitti. Yapmaya çalışıyorum artık. İki kutuyu üsüste koymaya çalışıyorum. Blokları kutusunun içine yollamaya, hatta kapağındaki üçgen, kare, daire şekillerden içine atmaya çalışıyorum, içeri girsinler diye zorluyorum, sonra da üstünde bırakıyorum. Bir kanepeden diğerine koşar adım gidiyorum. Kanepe bittiği yerde atıyorum kendimi yere, emekleyerek diğer hedefime ulaşıyorum.Her konuşulanı can kulağıyla dinliyorum, her nesne ilgimi çekiyor artık. Bahçede ne görsem inceleyip ağzıma götürüyorum. Annem biraz tepki gösteriyor ama nedenini anlamadım. Çoğu zaman da beni korkutuyor hareketleri. İki kere çimlerde bulduğum yuvarlak sert bir şeyleri ağzıma attım(sümüklü böcek:) annem hemen ağzımdan çıkartmak için üstüme atladı. Niye böyle davrandı acaba? Bir kere de göbeğimden çıkmıştı aynı şey, annem yine bir şeyler soylemişti bana. En son da daha yumuşak bir seyi(kuş pisliği) ağzıma attım, annem onda da çok tepki gösterdi. Tepki gösterecekse, beni bu kadar serbest bırakmasın o zaman, ya da ağzıma götürmeden önce müdahele etsin:(
Çok da çenem düştü bu sıralar:) Güzel güzel konuşuyorum. Her şeyi anlatıyorum. Pisi Kedi kitabımı açıyorum önüme onu okuyorum, anneme günüm nasıl geçti anlatıyorum, sohbet ediyoruz. Dışarı alışverişe gidiyoruz, kıyafetler gösteriyor annem, ben de fikirlerimi soyluyorum. Birlikte yemek yiyoruz. Bahçede oynuyoruz, yürüyüşler yapıyoruz. En çok da dans etmeyi seviyorum annemin kucağında, şarkılar soyluyoruz.
Yavaş yavaş onlar gibi davranmaya başladım. Ne yaptıklarını inceleyip hemen ben de deniyorum. Yemeğimi çatalla yiyorum kendi tabağımda, bitince num num yapıyorum; şişe kapaklarını açıp kapatıyorum; kitap okuyorum onlar gibi, bilgisayar görünce tuşlarına oturuyorum:), kapıyı açık gördüğüm anda çıkıyorum dışarıya, merdivenleri hem iniyorum, hem çıkıyorum.
Annem sürekli benden bir seyler göstermemi istiyor, "ayağın nerede kızım, göbüşün nerede, elin nerede tatlım, annenin burnu nerede, gözü, ağzı nerede?", ben de onu kırmayayım diye gösteriyorum. Yeter anne, öğrendim ben artık her yerimi, her sorduğunda ağzımı göstermeyebilirim ama sen çatalı elime verip "Hadi kızım ağzına götür şimdi" dediğinde nasıl götürüyorum?
Annem işe giderken üzülüyorum artık, ayrılmak istemiyorum hiç ondan, her sabah onu işe yollarken öpücük gönderiyorum, "gel, gel" yapıyorum, o gidiyor. Ama biliyorum ki akşam gelecek, yine birlikte oynayacağız, sarılıp dansedeceğiz. Az gördüğüm için de beraber olduğumuz zamanlarda sürekli onunla olmak istiyorum. Başkasının kucağında oturmak, oynamak istemiyorum. Annem yanımda olsun istiyorum, göremeyince de başlıyorum ağlama:( Boncuk boncuk yaşlar dökülüyor yanaklarıma. Neyseki hemen unutuyorum sonra.
Arkadaşlarım oldu, Rüzgar, Emre, Tunç... Seviniyorum onları gördüğümde, dikkatle bakıyoruz birbirimize sonra da gülümsüyoruz, özellikle de Rüzgar'la.
Hepinize buradan öpücük gönderiyorum....

4 yorum:

Iraz dedi ki...

E ben bunları nasıl kaçırmışım? Ne güzel yazmışsın Derinciğim (!)
Şimdi de senden bir doğumgünü post'u bekliyorum :))

Sedef Uncu Akı dedi ki...

:)) Konusamıyoruz ki doğru dürüst. Dediğin gibi bize ayrı bir zaman lazım konusmak için:) Doğumgünü fotografları çıksın post öyle gelecek. Sizdekileri nasıl alacağım??

Pelin İBA dedi ki...

Aman Tanrım!
Bizim minicik Derinimiz büyümüş de, bloğuna yazılar yazmaya başlamış :)
İnşallah orada yazdığın ve anneciğinle yapmayı sevdiğin aktiviteleri birgün birlikte de yaparız tatlım.
Çok öpüyorum seni.

Sedef Uncu Akı dedi ki...

Yaparız tabii Pelin Abla. Ben de seni çok opuyorummm...

Blog Widget by LinkWithin

Counter

Copyright 2009 AKI FAMILY. All rights reserved.
Free WPThemes presented by Leather luggage, Las Vegas Travel coded by EZwpthemes.
Bloggerized by Miss Dothy